5 Mart 2014 Çarşamba

Altını Islatma Bozukluğundan bahsedebilmemiz için, çocuğun 4. yaşını bitirmiş ve 5. yaşından gün almış olması ve istemdışı (iradedışı) nedenlerden ötürü altını ıslatmış olması gerekmektedir.

Dolayısı ile 5 yaşına giren ve geceleri yada gündüzleri yada hem geceleri, hem de gündüzleri altını ıslatan bir çocukta, oluşum nedenlerinin iyice araştırılması ve tedavi edilmesi zorunlu olan bir bozukluk söz konusudur.

Altını Islatma (Enürezis) Bozukluğunun Görülme Sıklığı

5 yaşındaki çocukların yaklaşık yüzde 15-20'si,

10 yaşındaki çocukların yüzde 5’i,

12- 14 yaş arasındaki çocukların ise yüzde 2’si altını ıslatmaktadırlar.

Ayrıca, çocukluk ve genç ergen döneminde altını ıslatan hastaların ise yaklaşık yüzde 3’ünün 20 yaşından sonra da altlarını ıslatmaya devam ettikleri, çeşitli bilimsel yayınlarda bildirilmiştir.

Altını Islatma (Enürezis) Bozukluğunun Klinik Tipleri

Altını Islatma (Enürezis) Bozukluğu, Birincil (Primer) Enürezis ve İkincil (Sekonder) Enürezis olarak ikiye ayrılır.

Birincil (Primer) Enüreziste, çocuk, hiçbir zaman altını temiz tutmayı öğrenememiştir ve doğduğu günden beri altını ıslatmaya devam etmiştir.

İkincil (Sekonder) Enüreziste ise, çocuk uygun zamanında alt temizliğini öğrenebilmiştir ancak daha sonra araya giren olumsuz etkenlerin tetikleyici etkilerine bağlı olarak, tekrar altını ıslatmaya başlamıştır.

Sadece gece altını ıslatma söz konusu ise bu bozukluğa; Enürezis nocturna, eğer sadece gündüz altını ıslatma söz konusu ise; Enürezis diurna, eğer hem gece hem de gündüz altını ıslatma söz konusu ise; Enürezis diurna et nocturna deyimleri kullanılır.


Altını Islatma (Enürezis) Bozukluğunun Nedenleri

Üç türlü etyolojik neden tanımlanmıştır;
  1. İdrar Yolları Anomalileri ve İdrar Yollarının İltihabi Hastalıklarına Bağlı Olarak Oluşan Ürolojik- Nefrolojik Kökenli Enürezis Bozuklukları
  1. Nörolojik Bozukluklara Bağlı Olarak Oluşan Nörolojik Enürezis Bozuklukları (Ör: Nörojenik Mesane)
  1. Genetik ve Psikolojik Bozukluklara Bağlı Olarak Oluşan Enürezis Bozuklukları
Biz burada yukarıda tanımlanan ilk iki grupta görülen Enürezis Bozukların yani ürolojik ve nörojenik bozuklara bağlı olarak oluşan Enürezis bozukluklarını, Çocuk Psikiyatrisi Bilim Dalı kapsamında olmadıkları için tanımlamayıp, sadece genetik geçişli olan Enürezis bozuklukları hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Son yıllarda yapılan ciddi ve geniş kapsamlı bilimsel araştırmalara göre, Çocuk Psikiyatrisi Bilim Dalında tedavi edilen Enürezis olgularında yüzde 70 gibi çok yüksek oranlarda bu bozukluğa bir genetik (irsi) yatkınlığın neden olduğu tespit edilmiştir.

Genetik ve Psikolojik Bozukluk temelinde altını ıslatan enüretik çocukların çok önemli bir kısmında (% 40- 60' ında) Enürezis Bozukluğuna eşlik eden bir Dikkat Eksikliği Bozukluğu yada Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun var olduğu bildirilmiştir. Eşlik eden Dikkat Eksikliği Bozukluğunun mağdur çocuklardaki Enürezis Bozukluğunu daha da şiddetlendirerek, kronikleşmesine neden oldukları, çeşitli bilimsel yayınlarda bildirilmiştir. Yani, eğer Enürezis Bozukluğuna eşlik eden Dikkat Eksikliği Bozukluğunun tedavi edilmemesi halinde, Enürezis Bozukluğunda uygulanan ilaç tedavilerinin uzun vadede başarılı sonuçlar veremediği çeşitli bilimsel yayınlarda öne sürülmüştür.

Yapılan nöropsikolojik araştırmalarda, sağlıklı bireylerde, beyin sapında yer alan Dikkat Merkezi (Nucleus Coeruleus) ile ön beyin lobunda (Frontal lopta) yer alan idrar kesesi ve idrar kesesi sfinkter kasları kontrol merkezleri arasında çok sıkı ve çok karmaşık bir biçimde işleyen bir işbirliği olduğu ve Genetik Enürezis Bozukluğu olan çocuklarda, yukarıda anılan merkezlerin sinir hücrelerindeki yetersiz bir olgunlaşmanın, Enürezis Bozukluğuna neden olduğu öne sürülmüştür.

Enürezis Bozukluğunun Tedavisi

Bu bozukluğun tedavisinde ilaç tedavileri ve psikoterapi çalışmaları birlikte uygulanmaktadır. Sıklıkla Depresyon Bozukluğu, Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları ve Dikkat Eksikliği Bozuklukları altta yatan Enürezis Bozukluğuna eşlik ettikleri için, zorunlu olarak ilaç tedavileri ve psikoterapiler birlikte uygulanmaktadırlar.

İlaç tedavilerinde üç farklı gurup ilaçtan yararlanılır.

1)Trisiklik Antidepresan İlaçlar (Ör.: İmipramin)

Bu gurup ilaçlar antikolinerjik etkileriyle, idrar kesesi kaslarındaki düzensiz kasılmaları azaltmakta ayrıca idrar kesesi sfinkter (büzgeç) kaslarının tonusunu arttırarak, altını ıslatma bozukluğunun giderilmesine yada azaltılmasına olanak sağlamaktadırlar.

2) Desmopressin

Beyinde hipothalamus-nörohipofiz ekseninde üretilen Antidiüretik hormonun sentetik kopyasıdır. Gece uykudan önce alındığı zaman, gece böbreklerden idrar salınımını azaltarak Enürezis sıklığının ve şiddetinin azalmasına olanak sağlamaktadır.

3) Oxybutinin

Antikolinerjik ve antispazmodik bir ilaçtır. İdrar kesesi kaslarını gevşeterek ve idrar kesesi sfinkterinin (büzgecinin) düz kaslarının kas tonusunu arttırarak, Enürezis bozukluğunun giderilmesine yada bozukluğun sıklığının ve şiddetinin azalmasına olanak sağlar.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder